Raw Food yada Çiğ Beslenme Nedir ?

Google+ Pinterest LinkedIn Tumblr +

Raw food yada Çiğ beslenme nedir? Doğanın bizlere sunduğu besinleri, sebze ve meyveleri, en saf haliyle tüketmeye dayalı bir beslenme biçimidir.

Raw Food yada Çiğ Beslenme Nedir ?

Çevremizde yavaş yavaş vegan, vejeteryan gibi tabirlerden sonra bu tabiri duymaya başladık. Aslında yüzyıllar öncesinden beri ateşin yoğun kullanılamadığı, buzdolaplarının olmadığı dönemlerde doğal olarak kullanılan bir yöntemdir.

Bu beslenme şeklinde besinler hiç işlem ve ısı görmeden, ham halleriyle tüketiliyor.  Böylelikle içindeki her şey canlı olarak vücudumuza giriyor. Bu beslenme biçiminde kurallar biraz sert ve biraz alışılmışın dışındadır.

Uymanız gereken birkaç temel adım var. Her şey çiğ olarak, pişirilmeden tüketiliyor. Besinler ya çiğ olarak, ya kurutularak ya da 45 derecenin altındaki ısılarda bırakılarak yeniliyor. Ortalama olarak 45-47 derecenin üzerinde sebze, meyve ve diğer besinlerin içindeki yararlı çoğu bakteri, enzim, vitamin öldüğü için bu şekilde bir yol izleniyor.

Hangi Sebze ve Meyveler Tüketilebilir?

Neler tüketildiği konusuna bakacak olursak; her türlü sebze, meyve yenebiliyor aslında. Bakliyatlar Mercimek, börülce gibi bakliyatlar yeşillendirilip, daha sonra bir güzel salatalara, çiğ yemeklere ekleyerek yiyebiliyorsunuz.

Yağlı tohumlar, kuru yemişler vazgeçilmezler arasında. Rafine şekere, çiğ besleniyorsanız “elveda” demek durumundasınız. inek sütü, koyun sütü gibi hayvansal sütler pastörize edilerek tüketilmesi gereken ürünler oldukları için bunlardan uzak durmanız gerekiyor. Onların yerine Hindistan cevizi sütü gibi bitkisel sütler kullanılıyor.

Raw Food yada Çiğ Beslenme Nedir ?

Çiğ Beslenmede Neler Tüketilmiyor?

Süt ürünleri de aynı nedenle tüketilmiyor. Peynir, tereyağı, yoğurt yasaklı listesinde. Bunların yerine veganların göz bebeği olan tofu, yağ olarak yine bitkisel yağlar tüketiliyor. Alkol ve kafein yasaklılar listesinin en üst sırasında.

Un da kullanılmıyor. Bu nedenle ekmek ve tüm hamur işleri yasak. Alternatifleri; badem unu, keten tohumu unları Konu ete geldiğinde üç farklı grupla karşılaşıyoruz. Hiç et yemeyenler, eti marine ederek çiğ olarak yiyenler ve sadece balık eti yiyenler.

Hiç et yemeyen grup, tüm hayvansal ürünlerden uzak duruyor. Diğer grup, eti bir süre tuz, limon ve zeytin yağından hazırlanan bir karışımın içinde marine edip, o şekilde yiyor. Son grup ise, somon gibi yağlı balıklar başta olmak üzere, ton balığı gibi balıkları tercih ediyor. Ayrıldıkları bir diğer nokta ise arılardan elde edilen ürünler. Bir kesim arılardan elde edilen bal, polen gibi ürünleri tüketirken, bir kesim kesinlikle bunlardan uzak duruyor.

Raw Food, Çiğ Beslenme Faydaları

Journal of Nutrition da yayımlanan bir çalışmaya göre bu tip beslenmenin kalp hastalıkları, şeker, total kolesterol ve trigliseriti düşürdüğü saptanmış.

Çiğ Beslenme Mutfağı

Hangi  Teknikler ile Hazırlanıyor?

Tahılların, bakliyatların filizlendirilmesi Meyve ve sebzelerin suyunun sıkılması, kurutulması sonrası  birbirleriyle karıştırılarak yemeğe hazırlanıyor.

Çiğ Beslenme Yan Etkileri

Çocuklar  ve hamile ve emziren kadınlar, anemisi olanlar, osteoporoz riski içinde olanlar (Washington Üniversitesi’nde yapılan bir çalışmaya göre bu tarz beslenen kişilerde kemik kütlesinin azaldığı, standart Amerikan tipi beslenen kisilerle benzerlik gösterdiği açıklanmış.)

Genellikle mide bulantısı, baş ağrısı görülebiliyor. Bu etkiler bir kaç gün sürüyor Çiğ beslenme beslenme şekliyle beslenenlerin kalsiyum, demir, B12 (The Journal of Nutrition dergisinde yapılan bir çalışmada bu şekilde beslenenlerde homosistein yükselmesi ve B12 azalması) protein ve kalori eksikliği oluşmakta ve bunların dışarıdan alınması gerekli. Homosisteinden kısaca bahsedecek olursak vücudumuzda bulunan bir aminoasit, protein yapısına katılıyor. Yüksekliğinde kalp hastalıkları, beyin hastalıkları, Parkinson, sinir hastalıkları, demans görülüyor ve tekrarlayan düşüklerin de sebebi olarak biliniyor.

HOMOSİSTEİN YÜKSEKLİK SEBEBİ genetik olarak enzim eksikliği folik asit B6 ve B12 yetersizliği fazla alkol sigara, fazla kahve böbrek yetmezliği tiroid yetmezliği şeker lupus (bir tür romatizmal hastalık) kan yağları kolesterol HOMOSİSTEİN TEDAVİSİ Günlük olarak Img folik asit 400mcg B12,10mg B6 (pridoksin) kullanımı homosisteini azaltır.

Kalp ameliyat geçirmiş kişilerde bu hastalığın tekrar etmesini önler. Beslenme de homosisteinin önlenmesinde çok önemli. Öncelikle glisemik indeks kontrolü yapılmalı, kan şekerinin 95 in altında olması gerekli kan kolesterolü LDL ve triglisetirin 130o un altında olmasina özen gösterilmeli Tiroid hormonuna bakılmalı ve TSH 3 den büyükse hipotiroidi şüphesi üzerinde durulmalı. Homosisteine iyi gelen önemli bir besin zeytin. Zeytin ve zeytin yağının homosisteini düşürdüğü biliniyor. Haftada 2 kere balık tüketimi, Omega3 takviyesi oldukça önemli.

Raw Food Diet, Çiğ Beslenmeye Başlamadan Önce

Bir diğer tartışma konusu da yıllar boyunca insanların atık pişmiş yiyeceklere göre vücudunun değişiklik göstermesi. Dişlerinin sivriliğinin azalması, boyunun kısalması, midesinin küçülmesi, sindirim sistemi enzimlerinin değişmesi gibi. Sonuç olarak çiğ beslenmeye karar verme aşamasındaysanız vücudunuzu buna hazır hale getirmeniz için dışarıdan bu beslenmede vücudunuzda eksik kalabilecek vitamin, mineral, protein gibi temel ihtiyaçlarınızı almanız tavsiye ederiz.

Yazı Puanı
Yazıya puan verin
[Toplam: 0 Ortalama: 0]

Paylaş.

Yazar hakkında

Ege Sevdalısı Bakım ve estetik meraklısı

Cevap Yaz